Nasipten Ötesi Yok (Güzel Bir Hikaye
28/10/2008
Nasipten Ötesi Yok (Güzel Bir Hikaye) |
GERÇEKTEN ÇoK GÜZEL BiR HiKAYE -Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın, onlara 30 bin altından aşağıya satma) dedi.O kişiler yanıma geldi, bu esiri bize satar misin? dediler. Satarım dedim. 60 altın verelim dediler. Olmaz dedim. İyi ama sen bunu 30 altına almadın mi? Biz sana iki mislini veriyoruz dediler. Öyleyse gidin pazardan alın dedim. Artıra artıra 20 bin altına kadar çıktılar. 30 binden aşağı olmaz dedim. Çaresiz kabul ettiler. Altınları verip, genci alıp gittiler. Ben o 30 bin altınla işyerleri açtım, ticaret yaptım, daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaşlar, "çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var.Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim" dediler. Ben de "olur" dedim. Nikah kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, "bu nedir" dedim. "İçinde 970 altın var, babam Kâbe'de bunu kaybetmiş, bulan gence 30 unu vermiş. Kalanını da bana hediye etti,çeyizine koyarsın dedi". Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş,vermese idim haram yoldan gelecekti, şimdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yardim edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim. " Acı da olsa, doğruları söyleyiniz. " ( hadis-i şerif ) Takdirden ötesi yok... Nasipten ötesi yok |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
UNUTMA SEVGİLİ DOSTUM
28/10/2008
UNUTMA SEVGİLİ DOSTUM; 5
Bu dünyada bulunan tüm zevklerin ve nimetlerin asılları cennet'tedir. Bu dünya tatma dünyası olup, doyma dünyası değildir. Doyma yeri cennet'tedir.
Güvenilirlik en büyük zenginliktir.
Öğünme nefsi azdırır.
Zarara kendi rızasıyla gidene acınmaz, merhamet edilmez.
İnsanların emir ve yasakları, Allah'ın emir ve yasaklarıyla çeliştiği, çatıştığı halde, siz onlara itaat ederseniz; Allah (cc) 'a ortak koşmuş olursunuz!
Ölümü unutmak kalbi paslandırır.
Ölüm bir nimettir. Dünyanın sıkıntı ve ızdıraplarından kurtuluştur.
Dünya Mü'min'in zindanı, kâfirin ise cennetidir.
Ölüm; dostlara kavuşma yönüyle bir nimet, bir rahmet olduğu gibi: çileli, ızdıraplı kulluk vazifesinden de bir terhistir.
Ey kardeşim; elindekini Allah yolunda harcamakta, tereddüt gösterme.
Sana zulmeden kimsenin zulmü sana büyük gelmesin; çünkü o senin zararına da olur, menfaatine de...
Dünya nimetleri hususunda senden daha yukarıda olanlara değil, senden daha aşağıda olanlara bak. Çünkü bu Allah'ın sana verdiği nimetleri küçümsememen için yapılabilecek en iyi harekettir.
İyiliğe iyilikle karşılık vermek herkesin işi; kötülüğe iyilikle karşılık vermek ise er kişinin işidir.
Unutma ki ey dostum; biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yok...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Bir Babanın Oğluna Verdiği Öğütler
28/10/2008
Bir Babanın Oğluna Verdiği Öğütler | |
Türkiye’de hiç bir zaman döviz üzerinden borçlanma. |
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
HAYAT ,NE YAPARSAN ONU SANA İADE EDER.
28/3/2008
HAYAT ,NE YAPARSAN ONU SANA İADE EDER.
Bir babayla sekiz-dokuz yaşlarındaki oğlu dağlarda yürüyüşe çıkmışlardı. Çocuğun ayağı birden kaydı ve düştü, incinen ayağının sıkıntısıyla haykırdı: "Aaaahhhhhhhhh!"
Sesi karşı dağlardan yankılanıp aynen geri döndü: "Aaaahhhhhhhhh!"
Daha önce böyle bir şeyle karşılaşmamış olan çocuk çok şaşırdı ve merakla bağırdı:
"Kimsin sen?!"
Cevap gelmekte gecikmedi:
"Kimsin sen?!"
Çocuk bu cevaba öfkelendi: "Korkak!" Cevap aynıydı: "Korkak!"
Bunun üzerine babasına dönüp sordu: "Neler oluyor baba, anlamıyorum?" Babası gülümsedi ve "Dikkat et oðlum" dedi. Sonra da karşı dağa doğru bağırdı:
"Her şey çok güzel!" Dağdan gelen ses cevapladı: "Her şey çok güzel!" "Seni seviyorum!" "Seni seviyorum!"
Çocuk hâlâ hayret içindeydi, ama yine de anlayamamıştı. Daha sonra babası açıkladı:
"insanlar buna 'yankı derler, ama o aslında hayatın ta kendisidir. Söylediğin ya da yaptığın her şeyi
aynen sana iade eder. Hayatımız, yapıp-ettiklerimizin bir yansımasından başka bir şey değildir. Dünyanın daha sevgi ve adalet dolu olmasını istiyorsan, kendi kalbini sevgi ve adaletle doldurmalısın. Başkalarının şefkatli olmasını istiyorsan, senin şefkatli olman gerekir. Bunu her şeye uygulayabilirsin: hayat ona ne verdiysen, onu sana aynen iade eder."
--
BİR ÖĞRETMENDE SEVGİ OLMAZSA,ÇOCUKTA NE KAREKTER NEDE ZEKA GELİŞİR.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
NOEL BABA
30/12/2007
Noel Baba
Yılbaşı Hz.İsa'nın doğum günü kabul edildiği için Hıristiyanlar tarafından kutlanır.Noel babanın hediye bırakması, çam ağacının süslenmesi gibi adetler tamamen Hıristiyan toplumunun kültürüdür.
Noel Baba ,yüzyıllar önce yaşamış bir Hıristiyan rahibin figürüdür.Adı Aziz Nikolas'tır.Bu Aziz Nikolas isimli rahip noel geceleri bazı evlere çeşitli hediyeler bırakırmış.Aziz Nikolas ,Hıristiyanlar tarafından çok sevilen bir din adamı olduğu için ,onun anısını yaşatmak adına ,bazı hristiyanlar Noel Baba kılığına girip hediyeler dağıtır.
Dolayısı ile Noel Baba eksenli yılbaşı kutlamalarının bizim kültürümüzle hiçbir ilgisi yoktur. Ülkemizde bir kısım medya tarafından , yılbaşı kutlamalarının bu kadar abartılması ve halkı bu kutlamalara teşvik edici tutumlar sergilemesi doğrusu beni rahatsız etmektedir. Çünkü bu tür propagandalar yeni nesli kendi öz değerlerinden koparıp batılıların hayat tarzına alıştırmakta, giderek onları benimsemeye, onların inanç ve tarzlarına uymaya yol açmaktadır. Oysa ki kendi öz kültürümüzde; Nasreddin Hocalar, Hacivat ile Karagözler, Mevlanalar, Aşık Veyseller, Battalgaziler, Kel oğlanlar, Bir Çağ açıp bir çağ kapatan Fatihler… gibi daha binlercesi ile müthiş bir zenginlik arz etmektedir. Bunlar bizi biz yapan değerleri ve daima genç neslin hayatına örnek teşkil edecek yaşamları ile birer elmastır. Kasıtlı olarak bazı medya organları bunları bir tarafa itip batı kültürünü bizlere empoze etmektedirler.
Şimdi soruyorum size;
Hiç her hangi bir Batı Ülkesindeki vatandaşlar tarafından Nasreddin Hoca Haftası veya Mevlana Haftasının kutlandığını duydunuz mu ? Bizi biz yapan değerlere sahip çıktıkları, kutladıklarını duydunuz mu? Biz onların sevgililer gününü, anneler gününü, babalar gününü, podyumlar-mankenlik ajansları, gazino, disko bar, balo… gibi saçma sapan kültürlerini almışız. Bize güzel şeyler verecekse insanlığımıza ahlakımıza bir değer katacaksa amenna, bunların hepsi batı kültürü bize ne gibi değer katabilir ki! İnsanların ahlakını bozmaktan başka.
Yılbaşını kutlamak için en masum gerekçeleri; evimizde televizyon seyredip, çerez yiyoruz, masum bir şekilde yeni yılı karşılıyoruz. Bunun ne zararı olabilir?" deniyor . Ancak bu masum denilen kutlamanın çocuklara nasıl bir etki yaptığı ve yeni kuşaklar tarafından nasıl algılandığı düşünülmüyor. Yeni nesilde yılbaşını çok normal ve hatta kutlanmadan olmayacakmış gibi algılıyor. Hatta yılbaşı gecesi güzel ve mutlu bir şekilde geçirilirse bütün yılın güzel ve mutlu geçeceği gibi saçma bir inanışa aldanıyor.
Mevla bizi saçma sapan inanışlardan bize ait olmayan kültürlerden muhafaza eylesin
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı